Yirmibir yıl önce çalışma hayatına büyük bir iştahla başlamıştım. İşlere aç kurt gibi saldırıyordum. Her anne babada olduğu gibi asıl mesleği ömür boyu çocukları için endişelenmek olan rahmetli babamın biraz olsun keyfi yerine gelmiş, ekmek paramı kazanıp tek başıma ayakta duracağıma yavaş yavaş itimat etmeye başlamıştı.

Arada işimle ilgili sorular sorar, sonra da yılların birikimi ve en çok özlediğim o kendine özgü bilgeliği ile taşı gediğine koyardı. Kulağım hala onun taktığı küpelerle dolu…

Bir keresinde bir yöneticimle ilgili hafif şikayetlenecek gibi olduğumda şöyle demişti:

”Oğlum, aslında tüm yöneticilerin senin için çalışır, bazılarından ne yapman gerektiğini, bazılarından da ne yapmaman gerektiğini öğrenirsin. Sen o konuma geldiğinde bu öğrendiklerini unutmazsan gerçekten iyi bir lider olabilirsin.”

Yıllar içinde tanıştığım, birlikte çalıştığım yöneticilerin, liderlerin davranışlarını gözlemlemeye uğraştım, sonunda biraz okuduklarım, biraz da deneyimlerimle basit bir kategorizasyon yapmaya karar verdim:

1. Denizaltı Tipi Liderler:

Denizaltı’lar denizin üzerinde her an dalmaya hazır beklerler. Herhangi bir problem tespit ettiklerinde problemi ortadan kaldırmak ve çözmek için hemen suyun derinlerine gömülürler. Probleme o kadar odaklanırlar ki adeta diğer bütün iş ve sorumlulukları bir anda önemlerini yitirir. Denizaltı’lara ulaşmak çok zordur, pek ortada görünmezler. Üzerinde, daha doğrusu derininde çalıştıkları problem hemen tüm zamanlarını alır, bir türlü tekrar su üzerine çıkıp sizinle ilgilenemezler, buna da çok üzülürler. Başka meselelere konsantre olamazlar, konuları delege edemezler, kaygı seviyeleri yüksektir. Bir problemden kafalarını kurtarır gibi olduklarında hemen başka bir probleme derin dalarlar. 

 

2. Kelebek Tipi Liderler:

Kelebek’ler sorundan soruna, konudan konuya atlarlar ancak hiç bir sorun üzerinde gerçekten yeterli vakti harcamazlar. Bu sebeple problem çözdükleri ya da ilgilendikleri iş alanlarına somut katkı sağladıkları pek görünmez. Kelebek’ler hep aktif ve canlıdırlar, iyi giyinirler, hep meşgul görünürler, canlı bir network’leri vardır. Onlara ulaşmanız kolaydır, ancak işinize bir fayda sağlamazlar. Belki kanatları biraz serinlik yapabilir.

3. Güvercin Tipi Liderler:

Kelebek’lerin büyük veya uluslararası şirketlerde çalışan ve bölge görevi yapan daha zararlı bir versiyonudur Güvercin’ler. Daha uzun mesafe uçabildiklerinden şehirler ya da ülkeler arasında gezebilirler. Her gittikleri yerde çok kısa süre durur, bir kondukları yere uzun süre bir daha konmazlar. Ancak işle ilgili direkt sorumluluk taşımadıklarından ilgili şehir veya ülkedeki müşterileri etkilemek için lokal ekiplerin tutamayacağı sözleri verip büyük beklenti yaratırlar. Krediyi alıp, zaman içinde ülkedeki takımı müşterinin gözünde beceriksiz duruma düşürür, bir sonraki ülkeye doğru havalanırlar. Özetle konarlar, kısacık dururlar ve uçarlar. Uçtukları yerde pislikleri kalır.

 

4. Uçak Tipi Liderler:

Bir yükselirler, bir daha yere indirmek uzun süre mümkün olmaz. Uçak’larla günlük problemleri bırakın çözmek, konuşmak bile zordur, zira uçağın inmesi ayrı dert, kalkması ayrı derttir. Müşteri şikayetlerini, satış rakamlarının düşüklüğünü, acil aksiyonları kendilerine göre bulmazlar. Onlar vizyoner işlerin, uzun vadeli projelerin, fikir liderliğinin peşindedirler. Siz gayet somut bir problemden konuşurken bir anda on yıllık perspektifte ve on bin metre yükseklikte cevaplar alır, hayal kırıklığına uğrarsınız. Sohbetleri zevklidir, ufuk açarlar, konferansların aranılan konuşmacıları, dergilerin sevilen köşe yazarlarıdırlar. Ancak şirketlerinin sattığı ürünün fiyatını bilmezler. 

5. Helikopter Tipi Liderler:

Helikopter’ler günlük işlerin ve problemlerin biraz üzerinde dolaşırlar. Bu sayede gündelik işlerin derininde kaybolmaz, problemi tespit edebilecek ve doğru karar verecek mesafede durabilirler. Sorumluluk alanlarının bütününü görebilirler. Müdahale etmeleri gereken acil bir durumda hemen yere inerler, ilk müdahaleyi yapıp, problem çözümüne destek olurlar. Yöntemi belirleyip sorunu sahiplendirdikten sonra bazen problemi çözerek, çoğunlukla tamamen çözülmesini beklemeden, uygulamayı iş sahiplerine bırakarak tekrar havalanırlar. Yükseldikleri mesafeden hem takipte kalırlar hem de tekrar tüm sorumluluk alanlarını taramaya devam ederler. Helikopter’ler genelde ulaşılabilir liderlerdir. Sorun çözdürürler, sonuç alırlar ve birlikte çalıştıkları ekiplerce sevilirler.

Okurken ”Sanki bizim Ahmet Bey’i anlatmış, tam bir Uçak Tipi Lider” diye düşünmüş olabilirsiniz. Ama kendinize şu soruyu sorduğunuza da neredeyse eminim: ‘Peki ben hangi tip liderim?”

Dünyanın farklı yerlerinde aynı anda farklı zaman dilimlerinin yaşanması gibi kişiler de aynı anda farklı liderlik tipleri ile hareket edebilirler. Sorunların derininde kaybolmamak, tamamen ilgisiz ya da yüzeysel kalma risklerinden kurtulmak için Helikopter Tipi Liderlik iyi bir yaklaşım olacaktır. 

Peki Helikopter Tipi Liderlik için nelere ihtiyaç var:

1. Temiz bir kafa: 

Bir müşteri telefonu, üst yönetimden gelecek bir email, rakiplerin çıktığı bir televizyon kampanyası, veya bir denetim haberi organizasyonu oradan oraya savurabilir, dengesini bozabilir. Bazen bunların birkaçı dokuz ayın Çarşambası misali aynı anda da başınıza gelebilir. Gün içinde kapınızı çalan kişi size insanlığın en önemli problemini getirmiş heyecanı ile derdini anlatabilir ya da şirketinizi büyük risk altına sokacak bir durum için kararınızı ”Bu öğlen nerede yiyoruz?” rahatlığında sorabilir. 

Tipik bir organizasyon durumlar arasında savrulmaya çok müsaittir. 

Burada liderin kafasının temiz olması olmazsa olmazdır. Helikopter Tipi Lider’in stratejisi nettir. Rakibinden nasıl farklılaşacağını bilir, her atağa atlamaz, sakin kalır, kendi planını uygular, boşa benzin yaktırmaz. Meşhur To Do – Yapılacaklar listesi kadar Yapılmayacaklar listesini de önceden çalışmıştır. Öncelikler net olunca savrulma en aza iner, problemlerin bir kısmı problem olmaktan çıkar, olanlar da hızlıca çözülür. 

“İş hayatında en zor şey başkasının oyun planına göre oynamaktır. Helikopter Tipi Lider kendi oyun planını kurar ve o oyunu oynar.”

2. İyi bir dashboard – kontrol paneli:

Sadece hız göstergesi ile araba kullanmaya kalksak yolda kalırdık. Belli bir mesafeye yükselebilmek için temel göstergeler elinizin altında, gözünüzün önünde olmalıdır.  Temel takip edilmesi gereken değişkenler nelerdir ve bu değişkenlere ne sıklıkla bakılmalıdır soruları sizin kontrol panelinizi oluşturur. Helikopter Tipi Liderlikte kontrol paneline girecek önemliyi belirlemek, kontrol panelinden düzenli takip ve hızlı müdahale üç vazgeçilmezdir.  Kontrol paneli doğru veriyi önünüze getirmeli, mümkün mertebe sizin için yorumlamalı ve bir bakışta anlayacak kadar hayatınızı kolaylaştırmalıdır. Renkler, kadranlar, infografikler hep bu amaç içindir. 

3. Çok iyi bir takım:

Sizin yükselebilmeniz için zeminde güçlü bir takımınızın olması şart. Öncelikleri anlayacak, size gerçek sorun anında işaret fişeğini çakacak, sorun üzerinde sizinle birlikte çalışacak, sizi en az süreyle yerde tutacak – çünkü yerde kalmak çok pahalıdır- ve siz havalandıktan sonra gözünüzü arkada bırakmayacak bir takım.

Kibarca söylemem gerekirse: Takımınız iyi değilse biraz zor havalanırsınız. 

Sizde bu üçü de var mı?

Varsa, iyi uçuşlar dilerim ?

N. Mert Başar

Linkedln: MERT BAŞAR

Alper Aziret
Yapabileceğimiz her şeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşırırdık. -Thomas Edison

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir