Girişimciliği ve ilham verici bir hayat başarısı ile bildiğimiz e-bebek’in Kurucusu Halil Bey ile gerçekleştirdiğim röportajı sizlerle paylaşıyorum. Kendisine beni desteklediği için teşekkürlerimi sunarım. Hadi bakalım neymiş bu girişimcilik! 

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?           Girişkenlikten Girişimciliğe

1969 Uşak doğumluyum. Sanayici ve tüccar bir babanın oğluyum. Armut çok uzağa düşmemiş.  İlk ve orta öğrenimimizi burada tamamladım. Üniversite için İstanbul’a, İstanbul Üniversitesi’ne geldim.  İktisat bölümünü bitirdim, yıllar sonra aynı üniversitede İşletme Yüksek Lisansını tamamladım. Farklı şirketlerde görevlerimiz olsa da 2001 yılından bu yana ebebek’te heyecanlı bir şekilde çalışmaya devam etmekteyim.

Eğitiminiz ve kariyer hayatınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz?                   Girişkenlikten Girişimciliğe

Para kazanmaya ortaokulda kırtasiyeden aldığım uçlu kalemleri ve bu kalemlerin uçlarını satarak başladım. Aynı yıllarda fotoğraf çekip bunları arkadaşlarıma satıyordum. Babamın ekonomik durumu iyiydi ancak ben Üniversite zamanında memleketten getirdiğimiz battaniyeleri satarak kendime harçlık çıkartıyordum. 

Üniversite sonrasında 1991 yılında İstanbul’da Türk Mitsui Bank’ta kısa bir süre çalıştım. Aynı yılın sonunda Uşak’ta aile şirketinde görev yapmaya başladım. 1992 yılında Türkiye’nin 6. Uşak’ın ise ilk özel radyosunu kurdum.1997 yılında Benkar Tüketici Finansmanı şirketinde çalışmaya başladım. İş Geliştirme Müdürü olarak “Advantage Card” projesini geliştiren ekibin içinde yer aldım.

2005 yılında ebebek’le eş zamanlı olarak “Anadolu Ulaşım’ın” Genel Müdür’ü olarak görev aldım. 9 Milyon Dolar ciro ile aldığımız şirketi 2013’te 30 Milyon Dolar Ciro ile Pamukkale Turizm’e sattık. 2007 yılında Uşak’ta Metis-Anadolu Çağrı Merkezi’ni kurarak bölgede 250 kişiye istihdam sağladık. 2011’de hisselerimizi Fransız TelePerformance şirketinesatarak o işten ayrıldık. Şu anda burada 1000 den fazla kişi çalışıyor.

E-bebek’in ortaya çıkış hikayesi ve bu süreçte yaşadığınız zorlukları bizlerle paylaşır mısınız?

2000 yılında 2 yaşındaki kızımızı büyütmekle ilgili bazı bilgilere ihtiyaç duymuştuk her anne baba gibi. Bu arayış sürecinde internette bu konuda bir kaynak olmadığını fark ettik. Gelir modelimiz güzel bir içerik sitesi oluşturmak ve reklam almaktı.

İlk domaimiz bebeksitesi.com’du. Daha sonra bebek.com oldu. 75 Bin Marka dairemizi satıp yaklaşık 60 Bin Marka almıştık bu domainleri. bebek.com’u şekillendirdikçe firmalara gidip sitemizi anlatmaya ve reklam almaya çalışıyorduk ama kimse yanaşmadı. Sonunda bu trafiği biz değerlendirmeye karar verdik    ve www.e-bebek.com sitesini hayata geçirdik.

Lakin bu pat diye olan bir şey değildi. O dönemde bir web sitesi yapmak için 500 Bin dolar, 1 Milyon dolar gibi laflar ediliyor ama büyükte bir muamma vardı kimse bir e-ticaret sitesinin nasıl kurulacağını bilmiyordu. Bir dergi röpörtajından ulaştığımız bir firma başka bir şirkete yaptığı proje ile bizi destekledi ve böylece e-bebek.comu hayata geçirebildik.

Lakin 2000 yılından 2001 yılına gelince kadar da önce Demirbank Krizi, ardından anayasa kitapçığı fırlatılması ile başlayan büyük 2001 krizi ve tam ortalık sakinleşirken Eylül 2001’de gelen İkiz Kule saldırıları ile hem Türkiye ve tabi ki son krizle dünya ekonomist sarsıntılar ile karşı karşıya kaldı. Sadece bizi değil tüm şirketleri zorlayan günlerdi…

 

Hobileriniz nelerdir ve bunlar kişilik ve kariyerinize ne gibi getiriler sağladı? Üniversite okurken yaptığınız ne gibi çalışmalar sizi iş hayatında bir adım öne geçirdi?

Toprak ile uğraşmayı çok seviyorum. Halis bir niyetle toprağa attığınız tohumları, gayret ve sabır ile çabalar, sularsınız. Toprağın taşını, yaprağın tozunu temizler size domates, çilek ya da biber vermesini beklersiniz. Nihayetinde vakti geldiğinde, nasibiniz olana ulaşırsınız. Topraktan ve onu sahibinden öğrendiğimiz bu çalışma ve sonuç alma şekli, tüm işlere bakış açımızı teşkil ediyor. Tüm işlerine halis bir niyetle başlayanlar, olması için samimi bir gayret ortaya koyanlar ve netice için sabırla bekleyenler, sonunda nasiplerine ulaşıyorlar.

Bu tek bir çalışmaya bağlı değil. Bir silsile kuracak olursak, beni üniversite okurken bazı çalışmalar yapmaya iten sebepleri de konuşmak gerekir. Sonra bu sebeplerinde bir sebebi olduğunu keşfederiz. Hayatta karşılaştığımız herkese ondan öğreneceğimiz ne olabilir diye baktık. Yaptığımız her işi temiz bir niyet ve başarma arzusu ile gerçekleştirdik. Ve bu ana gelinceye kadar yaptığımız her şey, bizi iş hayatında daha kaliteli işler ortaya koyabilecek imkanlara ulaştırdı diyebiliriz.

 

Son 10 yılın en yaygın iş kelimesi girişimcilik. Bir genç, girişimci olmak için neler yapmalı?

Zamanında bazı üniversite konuşmalarında dile getirdiğim bir husus var. Birçok gencimiz girişkenlikle girişimciliği birbirine karıştırıyor. Girişken olmak kolaydır ve genç arkadaşlarımız bunu girişimcilikle eş sanıyor. İnsanlar bir ayva ağacına bakar, bazıları o ayvayı yediğini hayal eder, girişimciler ise, o ayvadan yapılan bir ayva tatlısı düşünür. Olaylara, imkanlara farklı bir gözle bakıp değerlendirme beceriniz var ise, ki bu kazanılabilecek bir beceridir, o zaman girişimcilik yolundaki en büyük engeli aşmışsınız demektir.  Röportaj

Keşke yapsaydım veya yapmasaydım dediğiniz olaylar oldu mu? Kısaca bahseder misiniz?    Girişkenlikten Girişimciliğe

Eğer bugünkü başarımızdan bahsediyorsak, geçmişte yaptığımız veya yapmadığımız her şeyin bir katkısının olduğunu kabul etmeliyiz. Ve bizim bu günlere ulaşmamızda katkı sağlayan herhangi bir şeyden keşke diye bahsetmemiz mümkün olmaz.

Hırslı olmalı mıyız? Hırs kavramına nasıl bakıyorsunuz?                 Girişkenlikten Girişimciliğe

Aklın önüne geçen bir hırs kavramına sıcak bakmıyorum. Mana itibariyle de taşıdığımız değerlerden uzak bir noktada bulunuyor. Hırs, hasedi ve kıskançlığı içerebilir. Hırs kelimesi yerine daha iyiye ulaşma motivasyonunu kullanmak daha anlamlı olabilir.

Ben insanların azimli olmasını tercih ediyorum. Azim, bir işi tamamlamak için gayret etmeyi ve sabretmeyi içeren, ortaya çıkan neticeyi de vakar ile kabul eden bir düsturu temsil ediyor. İnsanlar azimli olmalı. Başarmak için çalışmalılar.

 

İşe yeni başlayacak gençlerde ne gibi özellikler arıyorsunuz?          Girişkenlikten Girişimciliğe   Girişkenlikten Girişimciliğe

Gençlerin öncelikli olarak sabırlı olmasını bekliyoruz. İki günde bir yerlere ulaşma kaygısı ya da kavgası verirseniz verimli bir öğrenme ve gelişme süreci geçirmezsiniz. Odaklarında kendilerini gerçekten geliştirmek olmalı. Gelecekte ulaşmak istedikleri noktaya hazırlanmalılar. O gün geldiğinde gerekli olacak özellikleri önceden donanmış olmalılar. Hata yapmaktan korkmamalılar ve bir o kadarda aynı hatayı tekrar etmekten korkmalılar. Öğrenmek hata yapmakla başlar, cehalet ise aynı hatayı tekrar etmekle…

Hayatınızdan yola çıkarak bizlere tavsiye verebilir misiniz?         Girişkenlikten Girişimciliğe

Buraya kadar verdiğimiz tüm cevapları birer tavsiye olarak kabul etmeniz bizleri mutlu edecektir. Doğru yaşamaya gayret ettiğimiz bir hayatımız var ve sorularınız kapsamında kısaca anlatmaya çalıştık. Bilge insanlar gibi şunu tavsiye ederim demek doğru olmaz. Bununla birlikte bir bilgeye kulak vermenizi sağlayabiliriz…

Eski zamanlarda bir köyde bilge bir zat yaşarmış. Kimin ne derdi olsa, çözemediği bir sıkıntı olsa bu zata danışılırmış. Bir genç nasıl olursa bir insan böyle her şeyi bilebilir diye hırslanmış ve onu mağlup etmenin yollarını aramış. Bir gün arkadaşına, “Hadi şu köye gidelim, bilgenin her şeyi bilemeyeceğini sana ve tüm herkese ispat edeceğim” demiş. Arkadaşı nasıl olacağını sormuş, genç “elime bir kelebek alacağım ve canlı mı yoksa ölü mü olduğunu soracağım, eğer canlı derse, elimi sıkıp kelebeği öldüreceğim, ölü derse avucumu açacağım ve kelebek uçacak” demiş. Bilge zatın yanına varmışlar. Tüm ahaliyi toplayıp başına gelmişler. Genç, bilgeye dönüp “Sana bir sorum var, elimde bir kelebek var, canlı mı yoksa ölümü?”. Bilge sorunun maksatlı olduğunu anlamış ve gence şu cevabı vermiş “Her şey senin elinde”.

Alper Aziret
Yapabileceğimiz her şeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşırırdık. -Thomas Edison

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir