Pazarlama incelikleri ve kariyer hayatı hakkında bir çok bilgiyi elde edebileceğimiz bu harika röportaj için Mert Bey’e teşekkür ederim.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Hayatımın son 22 yılını iş yaşamında ve teknoloji ile geçirdim. Compaq ve HP gibi dünyanın en büyük çok uluslu bilgi teknolojileri şirketlerinde ve Turkcell ve Türk Telekom gibi Türkiye’nin lider telekomünikasyon şirketlerinde Genel Müdür Yardımcılığı da olmak üzere üst düzey yönetici olarak çalıştım.
2014 yılında Global Telecoms Business Magazine tarafından “50 CMO’s to Watch” listesinde gösterildim, 2013, 2014 ve 2016 yıllarında Capital Dergisi’nin “Yılın En Başarılı Pazarlama Yöneticileri” listesinde yer aldım. Evliyim ve hayattaki en önemli rolüm olarak 7 yaşındaki Kaan’ın babasıyım. 

Eğitim hayatınızda nasıl bir öğrenciydiniz ve bu süre boyunca belirlediğiniz bir kariyer hedefiniz var mıydı ? Bu hedeflere ulaşmak adına neler yaptınız? 

Eğitim hayatım boyunca iyi bir öğrenciydim ama takdir, teşekkür peşinde hiç koşmadım. Diğer bir deyişle süper bir öğrenci değildim . 🙂 Ama lise hayatım boyunca ders dışında pek çok aktivite içerisinde yer aldım, okul korosunda şarkı söyledim, tiyatro’da oyunculuk yaptım, dans grubunda dans ettim, mezuniyet törenini sundum, üniversite’de işletme kulubünde çalıştım, okul dışında da pek çok sivil toplum örgütünde farklı roller aldım.İnsan kendini, neler yapabileceğini, etrafındaki diğer insanlardan nasıl farklılaştığını ancak bu şekilde anlayabiliyor, güçlü ve zayıf özelliklerinin farkına varabiliyor, kariyer hedefini de kendi güçlü yanları üzerinden şekillendirme yoluna gidiyor.
Üniversite’deyken yaptığım stajlar da kendimi tanımak açısından çok fayda sağladı.Ne yapacağımı tam olarak bilmiyordum ama ne yapmayacağımı çok iyi biliyordum: Finans, muhasebe veya denetim yapmayacaktım! Benim işim daha çok satış ve pazarlama kulvarındaydı ama tam da ne olacaktı, onu biraz da kader yönlendirdi diyebilirim. 
 

Türk Telekom ile yolunuz nasıl kesişti?

Turkcell’de Kurumsal Müşteriler Pazarlama Direktörü olarak çalışırken TTNET Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür yardımcılığı teklifi aldım ve teklifi kabul ettim. Böylece Türk Telekom Grubu maceram başlamış oldu.Bir sene sonra Türk Telekom ve TTNET Bireysel Müşteriler’in sorumluluğunu aldım, sonra da TTNET, Türk Telekom ve Avea markaları için Kurumsal Müşteriler Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak 2 yıl çalıştım. 2017 yılı itibarı ile Türk Telekom’daki görevimden ayrıldım.

Hayat felsefeleriniz var mı? Nedir?

Hayat felsefesi olarak Montaigne’den bir alıntı yapayım: “Güvenliği sağlamak, bir elçiliği idare etmek, halkı yönetmek gösterişli eylemlerdir. Azarlamak, gülmek, satın almak, satmak, sevmek, nefret etmek, eşinle ve kendinle huzurlu, dürüst bir biçimde yaşamak, kendine karşı sorumsuz ya da sahte davranmamak, bunlar daha dikkate şayan, daha nadir rastlanır ve daha zor işlerdir.İnsanlar ne söylerse söylesin, göz önünde olmayan yaşamlar da içlerinde en az ötekilerin barındırdığı kadar zor görevler barındırır.”

Yoğun iş temposunda,size kalan zamanlarda kendiniz için neler yaparsınız?

İnsanın hayattaki rollerininin farkında olması ve bu roller için hedefler tanımlaması önemli. Bir yandan bir işi yönetirken diğer yandan bir eş ya da sevgili, anne/baba, arkadaş, annemizin babamızın çocuğu, kardeş, vatandaş, bir camiaya üye olmak gibi bizi biz yapan rollerimiz var. Günümüzü, haftamızı, yılımızı planlarken tüm bu rollerle ilgili hedeflerimizi belirleyip takvimlendirmemiz gerçekten bütünsel bir hayat yaşamamız için bence şart.
Zaman çok çabuk geçiyor. Siz okulunuzun, işinizin peşinden koşarken hep başınızda olacak sandığınız anneniz babanızın ömrü geçiveriyor, çocuğunuz büyümüş oluyor, arkadaşlarınız uzağa, başka bir ülkeye taşınıyor. İş dışındaki zamanımda ben de benim için önemli insanlarla hayatı paylaşmaya çalışıyorum. Bir yandan da sürekli öğrenmeye uğraşıyorum. Teknoloji ve yönetim pratikleri o kadar hızlı değişiyor ki öğrenmemek geride kalmakla eş anlamlı.  
 

Pazarlama Stratejilerinde önem verdiğiniz noktaları ve pazarlama inceliklerinden bizlerle bahseder misiniz?

Pazarlama ile ilgili her şey müşteriden başlıyor. Müşterinin ne derdi var? Siz bu derde derman olabilir misiniz, problemini çözebilir misiniz? Bunun için hangi ürün ve servisleri çıkarabilirsiniz, kimlerle işbirliği yapabilirsiniz? Sizin dışında bu problemi çözmeye kimler talip, rakipleriniz kimler? Nasıl bir fiyatlama ile müşteriye ulaşacaksınız? Bu kalabalıkta, mesaj bombardımanı içerisinde müşterinizin dikkatini nasıl çekeceksiniz, sesinizi duyurup sizin ürününüzü almaya onu nasıl ikna edeceksiniz? Ürünü sattıktan sonra ilişkinizi nasıl canlı tutacaksınız, müşterinizi nasıl sürekli mutlu edeceksiniz?     
Bence tüm bu sorular içerisinden en kritik olanı müşterinizi gerçekten anlamak.Söylemediğini de duymak, ihtiyaçlarını o bile fark etmeden bilebilmek. İnsan doğasına aykırı, ihtiyaçlarını karşılamayan, duygularına dokunmayan hiçbir ürün veya servisin, müşterileri için anlam ifade etmeyen hiçbir markanın yaşama şansı yok.

Hırslı olmalı mıyız? Hırs kavramına nasıl bakıyorsunuz? 

Hırs kelimesi beyinde direkt negatif çağrışımlar yapıyor olabilir. Ben hırs kelimesinden çok tutku kelimesini kullanmayı tercih ederdim. İçten gelen kuvvetli bir istekle her gün bir önceki senden daha iyi olma arzusu.En iyi sen olabilmek için gösterdiğin çabadan, kendini zorlamaktan, daha iyisini başarmaktan mutluluk duymak. Yaptığın iş her ne ise, gece uykunun arasında onu düşünmekten, sabah kalkınca ona başlamaktan heyecan duymak. 

İşe yeni başlayacak gençlerde ne gibi özellikler arıyorsunuz ?

Danimarka Milli Futbol Takımını tatilden Avrupa Şampiyonluğuna taşıyan ünlü teknik direktör Sepp Piontek’e bir takım kurarken neye dikkat ettiğini sormuşlar. İki şeye bakarım demiş: Yetenek ve istek. Yetenek biraz da yıllar içinde çalışmayla geliştiği için yeni işe başlayacak genç bir arkadaşımızda ilk baktığımız unsur istek oluyor. Gerçekten isteyen birisi o işle ilgili zorlukların üstesinden gelmeyi başarıyor, sonuca ulaşıyor.
Diğer yandan geçmişine bakarak ipuçlarına ulaşmaya çalışıyoruz.Okulda nasıl bir öğrenci olduğu kadar ders dışında hangi aktivitelerde bulunmuş, hangi projeleri üstlenmiş, hangi kuluplerde çalışmış, hangi takımlarda spor yapmış? Mutlaka başta İngilizce olmak üzere yabancı dil bilgi seviyesine de bakıyoruz. Tabi artık tüm bu süreçler özellikle büyük şirketler için yeni mezun programları haline getirilmiş bir şekilde web sitelerinden duyurularak sistematik bir biçimde ilerliyor. 
 

Hayatınızdan yola çıkarak bizlere tavsiye verebilir misiniz?

Benim ilk önerim güçlü yanlarınıza odaklanmanızdır. Hepimiz zayıf yanlarımızı bir çırpıda sayarız. Dilim yeterli değil, okulumun puanı düşük, staj yapamadım vs. Ama güçlü yanların nedir diye sorulduğunda aynı hızda cevap veremiyoruz. Oysa bizi diğerlerinden farklı kılacak, öne geçirecek, herkesten iyi yaptığımız şeyleri bilmemiz ve esas onları daha da geliştirmeye çalışmamız şart.Strateji güçlü yanlar üzerine kurulur. Bir boksör ben güreşte zayıfım diye hayıflanmaz, rakibiyle boks ringinde karşılaşmaya gayret eder ve her gün boks antrenmanı yapar. Zayıf noktalarınız üzerinde dertlenmek size bir şey kazandırmaz. Güçlü yanlarınızı – severek yaptığınız işleri bulun ve onların üzerinde daha iyi olmak için deli gibi uğraşın. Zayıf yanlarınızı ayağınızda dolaşmayacak kadar kuvvetlendirin, yeterli.
 –
İkinci önerim ilişkilere odaklanmanızdır. Derslerde başarılı olmak için bir odaya kapanır sabaha kadar çalışır ve yüksek not alırsınız. Oysa iş hayatında başarı sizinle birlikte çalışacak, aynı amaç için uğraşacak ekiplerle kazanılır. Daha net söyleyeyim, tek başınıza hiç bir şey yapamazsınız! Bir cafe açsanız, en azından iyi bir ahçıya, iyi bir garsona ve müşterilerle kurmak zorunda olduğunuz çok iyi ilişkilere muhtaçsınız.Kimlerle birlikte çalıştığınıza, kimlerle arkadaş olduğunuza çok dikkat edin ve bu konuda mutlaka seçici olun. Bülbülle gezen güle, ördekle gezen göle gidermiş. Zihniniz temiz, kalbiniz sıcak, eliniz hızlı, bahtınız açık olsun.
 
Başarılar dilerim.
 
Linkedln: MERT BAŞAR
Alper Aziret
Yapabileceğimiz her şeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşırırdık. -Thomas Edison

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir